PERİLER ŞEHRİ

PERİLER ŞEHRİ

ii eğlenceler...

Parmak izi yerine damardan tanıma

21/2/2009
Kategori: teknoloji

Bugüne kadar parmak izi tanıma mobil cihazlardaki en etkin güvenlik yöntemi olarak kullanılıyordu. Sony tarafından geliştirilen damar tanıma teknolojisi ise bilim kurgu filmlerinden fırlamışcasına bir yenilik sunuyor.
Firmaların mobil cihazlarda güçlü güvenlik çözümleri üretme çalışmaları parmak izi ve yüz tanıma sistemleri üzerinde yoğunlaşırken, Sony çok daha hızlı, daha güvenilir damar tanıma yöntemini duyurdu.
Taşınabilir bilgisayarlar, cep telefonları ve diğer mobil cihazlara entegrasyonu oldukça kolay ve küçük olam modül olan “Mofiria”, kimlik doğrulama işlemini kişinin parmaklarındaki damar haritasını kontrol ederek gerçekleştiriyor.
Yapılan araştırmalar, kişiden kişiye, hatta aynı kişiye ait parmaklar arasında bile farklılık gösteren damar haritalarının yıllarca değişmeden aynı kaldığını gösteriyor. Mevcut biyometrik doğrulama sistemlerine göre çok daha hızlı olarak çalışan Mofiria, parmağın bir tarafından kızılötesi ile aydınlatılan damarları karşı taraftan CMOS algılayıcı ile görüntüleyerek çalışıyor. Sistem parmaktan alınan görüntüyle çıkarılan damar haritasını hafızasında saklıyor ve bir sonraki denemede aldığı görüntüyle karşılaştırarak kimlik tespiti yapıyor.
Sony’nin geliştirdiği özel algoritma sayesinde parmak izi veya yüz tanılama sistemlerinin aksine, referans görüntünün bir sonraki denemelerle aynı olmasına gerek duymayan sistem, bu şekilde parmağın tam anlamıyla bir noktada ve pozisyonda tutulmasına da gerek duymuyor.
Yapılan ölçümlemeler, doğru parmağın reddedilme oranının %0.1’den daha az olduğunu gösterirken, farklı bir damar haritasını doğru kabul etme oranının da %0.0001’den daha az olduğunu göstermiş. Tanımlama işlemi bir bilgisayar işlemcisiyle 0.015 saniye, mobil cihazlarda ise (cep telefonu vb.) 0.25 saniyede gerçekleşiyor. Ürün 2009 yılı içerisinde Sony marka cihazlarda kullanılmaya başlanacak.

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder
yok yorum yazilmistir

<%CommentDate%> - <%CommentTitle%>

Yazan: <%CommentAuthor%> <%CommentAuthorIP%>
<%CommentBody%>
Bağlanti :: Düzenle :: Sil

« Önceki -

Su geçirmeyen kağıt

21/2/2009
Kategori: teknoloji

Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Orman Fakültesi Orman Endüstri Mühendisliği Bölüm Başkanı Doç. Dr. H. Turgut Şahin, ABD'de Wisconsin Üniversitesi danışmanlığında, plazma teknolojisini kullanarak nanometrik ölçekte kağıt yüzeyini modifiye ettiklerini ve su geçirmeyen kağıt ürettiklerini bildirdi.

Şahin, ABD'de Wisconsin Üniversitesi'nde Prof. Dr. Raymond A. Young danışmanlığında yürüttüğü çalışma konusunda bilgi verdi. Wisconsin Üniversitesi'nde, dünyanın en büyük plazma araştırma laboratuvarlarından birinde çalışmalarını tamamladığını kaydeden Şahin, insan ve çevre sağlığı için uyumlu, çevreyi kirletmeyen teknolojiler kullanarak yeni kağıt üretim ve kağıt özelliklerini geliştirme programları üzerine yoğunlaştığını anlattı.

Nanometrik yöntemle kağıt yüzeyini modifiye ederek ürettikleri kağıdın suyu ittiğini bildiren Şahin, şunları söyledi:

''Çalışmalarımız sonucunda, plazma teknolojisini kullanarak su geçirmeyen tamamen hidrofobik özellikte kağıt ürettik. Bu tamamen nanoteknolojiyle ilgili. Kağıdın yüzeyini nanometrik ölçekte su geçirmeme özelliği kazandıracak florin ve slikon içeren kimyasal maddelerle ince bir film şeklinde kapladık. Geleneksel yöntemlerde uygulanan toksik özellikteki kimyasalları kullanılmadan, sadece florin ve silikon gruplarını içeren kimyasal maddeleri kağıt üzerine yapıştırdık. Kağıdın normal görünümünde herhangi bir değişiklik oluşmadan suyu geçirmeyen, suyu iten hidrofobik özellikte kağıt elde ettik.''

Çalışma sırasındaki öncelikli amaçlarının çevreyle dost kağıt üretmek ve kağıt yüzeyini değiştirmek olduğunu dile getiren Şahin, kullandıkları yöntemde zehirli kimyasalların yer almadığını ifade etti.

Normal üretimde 4-5 aşamada gerçekleştirilen kağıt yüzey özellikleri değiştirilmesi işlemini, plazma teknolojisi yardımıyla, kapalı ortamda tek aşamada gerçekleştirdiklerini anlatan Şahin, ''Birkaç dakikada kağıdın yüzeyini modifiye ediyoruz. Kağıdın yüzeyine yapıştırmak istediğimiz kimyasal maddeyi gaz ortamında plazma reaktörünün içine veriyoruz ve yüksek enerji yardımıyla tek aşamada kağıdın yüzeyine sağlam bir şekilde yapışmasını sağlıyoruz. Böylece iş gücü kaybı ve kimyasalların çalışanlar ve çevreye olan etkisi minimum düzeyde kalıyor'' diye konuştu.


Kağıdın kullanıma sunulması

Doç. Dr. Şahin, kullandıkları sistemin en büyük dezavantajının, yüksek miktarda seri üretime uygun kağıt üretilememesi olduğunu vurguladı. Bu kağıdı laboratuvar ortamında ve plazma reaktörünün kapasitesine göre deneme aşamasında, ilk planda 30'a 30 santimetre boyutlarında ürettiklerine işaret eden Şahin, su geçirmeyen (Hidrofobik) kağıdın kullanıma sunulabilmesi için, daha büyük ve kesintisiz üretim yapabilecek reaktörlere ihtiyaç olduğunu bildirdi. Şahin, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Bizim çalışma grubumuzun amacı, laboratuvar ortamında çevre ve insan sağlığına zararlı etkisi bulunmayan, düşük enerji ve iş gücü kullanarak ekonomik kağıt üretmekti. Kağıdın kullanıma sunulması için farklı mühendislik alanlarının çalışması gerekiyor. Makine, elektrik, kimya ve diğer mühendislikler, şimdi bu sistemi üretken ve daha kullanılabilir hale getirecek makineler üretmeye çalışıyorlar. Bu makinelerin yapılmasıyla, makul fiyatlara bu kağıtlar piyasaya arz edilebilecek.''

Plazma tekniğinin tekstil ve kimya endüstrisinde de yoğun biçimde kullanılması üzerine çalışmalar yapıldığını anlatan Şahin, su geçirmeyen kumaşların laboratuvar ortamında üretildiğini ve gerekli makinelerin üretilmesiyle bu kumaşların kitle üretimine sunulması üzerine yol alındığını vurguladı. Şahin, plazma teknolojisini kullanarak seri kağıt üretilmesi süreçlerinin henüz tamamlanmadığını ve bu nedenle sistemin şimdilik uygulanamadığını belirtti.


Su geçirmeyen kağıttan para

Su geçirmeyen kağıdın birçok alanda kullanılabileceğini vurgulayan Doç. Dr. Şahin, ''Kağıt ürünlerinden su geçirmezliğin istendiği birçok alanda, paketleme işlemlerinde, yüksek ve özel evrakın saklanmasında, ticari değer taşıyan belgelerde kullanılabilir'' dedi.

Su geçirmeyen kağıttan para yapımının da gündemlerinde olduğunu dile getiren Şahin, plazma teknolojisi kullanarak para üretiminde bazı ilerlemeler sağlamakla birlikte, güvenlik sorunlarından dolayı henüz önemli bir netice alamadıklarını sözlerine ekledi.Cumhuriyet

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder
yok yorum yazilmistir

<%CommentDate%> - <%CommentTitle%>

Yazan: <%CommentAuthor%> <%CommentAuthorIP%>
<%CommentBody%>
Bağlanti :: Düzenle :: Sil

« Önceki -

Cep fotoğraf yazıcısı

21/2/2009
Kategori: teknoloji

Zink tarafından üretilen mürekkepsiz baskı teknolojisini kullanan Dell Wasabi, her an yanınızda taşıyabileceğiniz oldukça pratik ve eğlenceli bir fotoğraf yazıcısı.
Çektiği fotoğrafları anında görmek isteyenler yıllarca Polaroid'in anlık kamerasını kullandılar. Fotoğraf filminin tarih olmasıyla birlikte uzun süren bir sessizliğe gömülen anlık fotoğraf baskısı, teknolojinin gelişmesiyle yeniden hayatımıza girmeye hazırlanıyor.Zink isimli firma tarafından geliştirilen mürekkepsiz baskı teknolojisi, Kodak ve diğer bazı markalardan sonra Dell tarafından da kullanıldı. Wasabi adı verilen yeni taşınabilir mini baskı cihazı, kabloya ihtiyaç duymadan bluetooth üzerinden fotoğraf baskısı yapabiliyor. Mürekkep bitme gibi bir derdi yok çünkü mürekkep yok. Zink tarafından üretilen özel Zero Ink kağıtlarıyla kullanılabilen yazıcı 12 adete kadar arkası yapışkanlı kağıt tutabiliyor. Çektiğiniz fotoğrafları bu kağıtlara basıp yapışkanlı olması sayesinde istediğiniz yere yapıştırabiliyorsunuz.

Bluetooth destekli her cihazdan fotoğraf alıp basabilen Wasabi, 2.2 cm kalınlığında ve yaklaşık 200 gram ağırlığında. Boyutları ve ağırlığıyla her an yanınızda taşıyabileceğiniz kadar küçük. 5 x 7 cm boyutlarında çerçevesiz fotoğraf baskısı yapan yazıcı bir kareyi bir dakikadan az bir sürede kağıda aktarabiliyor. Üç farklı renk seçimi sunacak cihaz Amerika'da özel bir kampanya ile 99 dolara satılacak. Yazıcının belirlenen normal satış fiyatı 149 Dolar.Cnetturkiye.com

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder
yok yorum yazilmistir

<%CommentDate%> - <%CommentTitle%>

Yazan: <%CommentAuthor%> <%CommentAuthorIP%>
<%CommentBody%>
Bağlanti :: Düzenle :: Sil

« Önceki -

Atık Pil

29/1/2009
Kategori: teknoloji

 Türkiye'de atık pillerin doğaya verdiği zarar yeterince bilinmediği için pillerin geri dönüşümünün sağlanamadığı bildirildi.

Selçuk Üniversitesi (SÜ) Mühendislik Mimarlık Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ergün Pehlivan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, atık pillerin doğaya ve insan sağlığına zararlı maddeler içerdiğini söyledi.

Atık pillerin kullanıldıktan sonra mutlaka bir yerde toplanıp geri dönüşüm yapılan tesislere gönderilmesi gerektiğini ifade eden Yrd. Doç. Dr. Pehlivan, ''Türkiye'de atık pillerin doğaya verdiği zarar yeterince bilinmediği için pillerin geri dönüşümü sağlanamıyor'' dedi.

Türkiye'de henüz organik atıklarla geri dönüşüm atıklarının bile ayrı ayrı toplanmasının tam olarak sağlanamadığını belirten Pehlivan, Avrupa'da ise geri dönüşüm atıklarının bile piller, metaller, kartonlar, plastikler şeklinde ayrı ayrı toplanarak geri kazanıldığını söyledi.

Bu atıklar arasında pillerin ayrı bir yeri olduğunu ifade eden Pehlivan, şunları kaydetti:

''Piller çoğu zaman organik maddelerle aynı çöp kutusuna atılıyor. Şarj edilemeyen pillerin içinde çinko, mangan, cıva, gümüş oksit, lityum bulunuyor. Şarj edilebilir pillerin içinde ise nikel kadmiyum, nikel metal ve kurşun asitleri yer alıyor. Toprağa karışan piller, bitkiler ve hayvanlar yoluyla insanlara geçerek sakat doğumlara hatta kanserlere neden olabiliyor. Cıva, merkezi sinir sisteminde tahribatlara neden oluyor. Kurşun, kansızlık, mide rahatsızlıkları, kısırlık ve kansere neden oluyor. Kadmiyumun ise prostat kanserine yol açtığı biliniyor.''

www.teknolojivebilim.com sitesinden alıntıdır..

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder
yok yorum yazilmistir

<%CommentDate%> - <%CommentTitle%>

Yazan: <%CommentAuthor%> <%CommentAuthorIP%>
<%CommentBody%>
Bağlanti :: Düzenle :: Sil

« Önceki -

Lifestyle Pc

24/1/2009
Kategori: teknoloji

 Önde gelen yazılım ve donanım şirketlerinden Sony, dünyanın en hafif dizüstü bilgisayarını üretti. Sony'nin ''VAIO P'' serisinden olan ''Lifestyle PC'' bilgisayarları, 20 santimetrelik ekrana ve yaklaşık 650 gram ağırlığa sahip. Neredeyse bir cep telefonu kadar ince olan bilgisayar Windows Vista işletim sistemi ile çalışıyor.

Sony'nin 1600*768 ekran çözünürlüğüne sahip bilgisayarı, aynı zamanda entegre 3G (Üçüncü nesil) mobil iletişim kartına sahip. Bilgisayarda ayrıca 802.11n kablosuz internet erişimi, bluetooth, internet kamerası ve 4 saat çalışan pil bulunuyor. Bilgisayarda Intel'in küçük bilgisayarlar için ürettiği Atom (1,33 GHz) işlemci, 2 GB RAM ve 60 GB harddisk de yer alıyor.

VGN-P598E/Q ürün kodlu bilgisayar, yurt dışında 1499 dolardan satışa sunulacak. Şubat ayında satışına başlanacak bilgisayar için bugünden itibaren www.sony.com/pr/pseries internet adresinden ön talep yapılması gerekiyor.


www.teknolojivebilim.com dan alıntıdır..

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder
yok yorum yazilmistir

<%CommentDate%> - <%CommentTitle%>

Yazan: <%CommentAuthor%> <%CommentAuthorIP%>
<%CommentBody%>
Bağlanti :: Düzenle :: Sil

« Önceki -

Get your own Chat Box! Go Large!
Google

Online Sayaç
Özel Arama